Sinâneddin Hızır Bey Medresesi Restorasyonu
Nupel İnşaat, 1319 yılında Hamîdoğulları Beyliği döneminde inşa edilen Sinâneddin Hızır Bey Medresesi’ni, iki katlı, açık avlulu ve eyvanlı plan şemasına göre, Anadolu Selçuklu mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtarak restore ediyor. Çalışmalar, tarihi yapının mevcut durumunun rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri doğrultusunda değerlendirilmesiyle disiplinler arası mühendislik yaklaşımı çerçevesinde ilerliyor.
Yapı–Zemin Etkileşimi Değerlendiriliyor
Alanında uzman mimar, mühendis ve teknik elemanların yürüttüğü restorasyonda, öncelikli olarak taşıyıcı sistemin davranışı detaylı biçimde analiz ediliyor. Bu süreçte kesme taş kaplama yüzeyler, moloz taş örgü duvarlar ve devşirme yapı elemanları üzerinde petrografik ve mekanik malzeme analizleri yapılıyor. Yapı–zemin etkileşimi değerlendirilerek oturma, ayrışma ve deformasyon problemleri gözden geçiriliyor.
Alanında Uzman Kadrolar Sahada
Nupel İnşaat’ın çalışmalarında duvar bünyesinde oluşan çatlaklar; genişlik, derinlik ve süreklilik kriterlerine göre sınıflandırılarak mikro enjeksiyon, kireç esaslı harç enjeksiyonu ve çatlak dikişi teknikleri uygulanıyor. Tonoz ve kemer sistemlerinde gözlemlenen açıklık deformasyonları, kontrollü germe ve lokal güçlendirme uygulamalarıyla stabilize ediliyor. Derz boşalmaları ve malzeme kayıpları, özgün harç karakterine uygun karışımlar ile yeniden teşkil edilerek; taş yüzeylerde ise konsolidasyon ve sağlamlaştırma işlemleri alanında uzman kadrolar tarafından hayata geçiriliyor.
Taşıyıcı Sistem Güçlendiriliyor
Yapının açık avlulu kurgusu, revaklı dolaşım sistemi ve beşik tonoz örtülü mekânları, özgün mimari bütünlüğü korunacak şekilde ele alınıyor. Alt katta konumlanan molla odaları, ana eyvan ve derslik mekânlarında taşıyıcı sistem güçlendirilirken; üst katta büyük oranda kaybolmuş hacimlerde, mevcut izler ve arşiv verileri doğrultusunda kontrollü rekonstrüksiyon çalışmaları gerçekleştiriliyor. Ahşap hatıl izleri referans alınarak döşeme ve örtü sistemleri yeniden projelendirilirken; bu süreçte geleneksel yapım teknikleri ile çağdaş mühendislik çözümleri sağlanıyor. Nupel İnşaat, taşıyıcı sistemi, güncel deprem yönetmeliği kriterlerine uyum sağlayacak biçimde güçlendirirken, yapının tarihsel özgünlüğüne müdahale etmeyecek geri dönüşümlü ve minimal müdahale prensiplerini esas alıyor.
Bilimsel Analiz Yöntemleri Uygulanıyor
Sinâneddin Hızır Bey Medresesi restorasyonu; yalnızca fiziksel iyileştirme değil, aynı zamanda yapının kültürel sürekliliğini güvence altına alan bütüncül bir koruma stratejisi kapsamında yürütülüyor. Proje sürecinde mimarlık, inşaat mühendisliği, malzeme bilimi ve konservasyon disiplinleri entegre edilerek, yapının özgün kimliği korunuyor ve uzun vadeli performansı güvence altına alınıyor. Nupel İnşaat, uyguladığı ileri mühendislik teknikleri, bilimsel analiz yöntemleri ve koruma odaklı yaklaşımıyla, Sinâneddin Hızır Bey Medresesi’ni sürdürülebilir, güvenli ve özgün yapısal karakteri korunmuş bir kültürel miras olarak geleceğe taşıyor.
Sinâneddin Hızır Bey Medresesi Restorasyonu Foto Galeri